Anasayfa Özel HaberEylül 2020 Pandemi Döneminde Okulların Açılması ve Ebeveynlerin Kaygıları

Pandemi Döneminde Okulların Açılması ve Ebeveynlerin Kaygıları

Yazar: Alev Aksakal

Ekim ayı itibarıyla COVID-19 ile ilgili vaka sayılarında yeniden bir artış beklenirken okulların yüz yüze eğitime açılma ihtimali ebeveynleri ciddi ciddi kaygılandırmakta. Düşüncelerini ve görüşlerini öğrenmek için Ecza Gündem olarak özellikle annelere üç soru yönelttik.

1. Mart ayında başlayan Pandemi sürecinden çocuklarınızın eğitim hayatı nasıl etkilendi?

2. Ekim ayında COVID-19 (korona virüs) salgınının artmasından endişe duyulurken hala belirsizliğini koruyan okulların açılma olasılığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

3. Sağlık bakanlığı Ağustos ayında okullar açıldığında salgının önlenmesi için okul-öğrenci ve ebeveynlerin uyması gereken kural ve önlemleri açıkladı. Sizce bu önlemler yeterli mi ve realitede uygulanabilirliği mümkün mü?

İşte ebeveynlerin verdiği yanıtlar:

Duvar ressamı Serpil Teoman Dündar iki kız çocuğu annesi. Çocukları İzmir’de eğitim gördüklerinden aslında onlarla birlikte İzmir’de yaşıyor. Ancak okulların açılma süreciyle ilgili belirsizlik nedeniyle Bodrum-Güvercinlik’te balıkçılık yaparak geçimini sağlayan eşi Tarkan Teoman’ın yanındalar şimdi. (Foto: Teoman Ailesi)

  1. Aslında çocuklarım daha çok mutlu oldu diyebilirim. Eksi tarafları da oldu tabii. Ama yine de pandemi nedeniyle anne-babalarının yanında güvende olmak çocuklarımı mutlu etti. Yeni bir döneme girmenin endişesini de yaşadılar. Neler oluyor diye merakla haberleri izlediler, arkadaşlarıyla konuştular, internetten dünyayı takip ettiler. Başlangıçta EBA TV ve EBA canlı yayın çok hoşlarına gitti. Daha sonra EBA TV’nin yetersiz ve sıkıcı olduğunu düşünüp bıraktılar. Küçük kızım 8. sınıfta olduğu için, yani LGS’ye hazırlandığı için canlı dersleri hiç aksatmadan takip etti. Güzel sanatlar lisesinde okuyan kızım ise hiç ders çalışmadı. Canlı derslere de girmedi. Ama bu yeni dönem eğitimine iyi başladık. İkisi de merakla canlı derslere katılıyor. Umarım böyle devam eder.
  • Okulların açılacağını sanmıyorum. Haberlerde gördüğümüz kadarıyla vakalar hızla artıyor. Çevremizde de gözlemlediğimiz kadarıyla maske takmayan ve pandemiyi ciddiye almayan çok insan var. Hatta vaka ve ölüm sayılarının tam yansıtılmadığı konusunda tartışmalar var. Ben de eşim de açıklanandan daha fazla vaka olduğunu düşünüyoruz. Bundan dolayı okulların özellikle birinci dönem açılacağını sanmıyorum.
  • Kesinlikle yeterli olduğunu düşünmüyorum. Zaten fark ettiyseniz tuvaletler hakkında kimse açıklama yapmıyor. Daha sifonu bile çekmeyen çocuklar var. Çocuk veya gençlerin hijyene dikkat edebileceklerini ya da sosyal mesafeyi koruyabileceklerini sanmıyorum. Maalesef bu virüsü ciddiye almayan, önemsemeyen veliler var; bir de onların çocuklarını düşünün… Daha biz toplum olarak yere çöp atmama veya sıranı bekleme gibi toplumsal kuralları uygulama, birbirimize saygı duyma gibi yetilerimizi henüz kazanamamışken böylesine ciddi, riskli bir pandemi döneminde sorumluluğu halka vererek bir yere varılacağını hiç sanmıyorum.

Gıda Teknikeri Banu Şahin Bitnel iki erkek çocuğu annesi. Eşi Özgür Bitnel balıkçılık yapıyor. Aile Bodrum’da yaşıyor. (Foto: Birey Bitnel internetten EBA derslerini izlerken)

  1. Pandemi süreci ilk başladığında ha bir haftaya bitecek, ha iki haftaya bitecek gibi düşünüldüğü için ilk başta bir tatil moduna girdik ailecek. Ancak iş ciddiye binip süreç uzayınca LGS’ye girecek olan büyük oğlum sürekli ders çalıştı ama diğeri okuldan tamamen uzaklaştı. İlk günlerde EBA’ya girmeye çalışıp giremediğinde Youtube’daki eğitim yayınlarından bir program hazırladığımdaysa bundan kesinlikle hoşlanmadı. Daha doğrusu tatil moduna tamamen geçip hiçbir şekilde ders çalışmamaya başladı. En sonunda aramızdaki ilişki yıprandı. Ders çalış demekten, EBA’ya girememekten dolayı iyice yorulduk ve vazgeçtik. İkinci dönemi de öyle bitirdik. Telafiyle halleder diye düşündük. Büyük oğlumsa zaten genellikle test çözmeye yoğunlaştığından EBA’dan pek fazla faydalanmadı. Zamanını sadece test çözmeye ayırdığından bu süreç aslında bir tık onun yararına oldu diyebilirim. Mesela beden eğitimi, din kültür gibi derslere daha az zaman ayırıp yoğunluğunu test çözümüne verebildi.
  • Gönül isterdi ki bir yıl, aynı anda tüm Türkiye’de eğitime ara verilsin ve çocukları 6 yaş yerine 7 yaşında okula başlatarak o yığılmalar engellensin. Ama Türkiye genelinde eğitime ara verilmeyecekse maalesef ki yüz yüze eğitim başladığında çocuklarımı okula göndermek zorunda kalacağım. Bu kararı vermemde özel okul ve devlet okulları arasındaki adaletsizliğin sürmesi önemli bir etkenken, aynı zamanda özellikle ortaokul üzeri çocukları evde tutmak çok zor olduğu için, evde sadece bilgisayarda oyun oynayarak zaman geçireceklerine, ne bileyim, playstation kaffelerine gideceklerine okula gitsinler daha iyi diye düşünüyorum. Artık sosyal mesafeye uymayı bir şeklide öğrenmelerini umut etmekten başka çaremiz yok. Ancak salgının yine artacağını düşündüğümden zaten büyük ihtimalle online eğitime geçilecek… O bir hafta on günlük süre için de yüz yüze eğitime göndermeyi düşünmüyorum bu yüzden. İyice netleştikten sonra göndereceğim.
  • Realitede uygulanırlığı kesinlikle mümkün değil. Devlet okullarında kesinlikle değil diye düzelteyim daha doğrusu. Normalde bile okulda sabun, tuvalet kağıdı, dezenfektan yok diye sürekli CİMER’e bile yazılırdı; zaten okulda hijyen eksikliği de vardı. Devletin yolladığı hademe yetmediğinden velilerden para toplanıp ikinci hademe çalıştırıldı, maaşını okul aile birliği ödüyordu. Kaldı ki bu hademelerin dezenfeksiyon işlemini halledebileceklerine dair bir inancım yok. Onun dışında devletin özel şirketlere uyguladığı yaptırımların devlet okullarında uygulanmaması, öğrencilere dezenfektan, maske, eldiven, koruyucu ekipmanların temininin gerçekleştirilmemesi, birçok insanın bunlara maddi olarak gücünün yetmemesi gibi nedenlerden dolayı özellikle bizim bulunduğumuz bölgedeki gibi köy okullarında bu kuralları uygulamanın çok zor olacağına inanıyorum. Velilerin kendi çabalarıyla yapacakları temizlik, dezenfeksiyon çalışmalarının ise yine ilişki ve iletişimde problemler yaratacağını düşünüyorum.

Yönelttiğiniz sorulara ilaveten belirtmek istediğim bir konu daha var. EBA TV sorumluluk duygusu gelişmiş, bilinçli belirli yaş üzeri çocuklar için hakikatten eğitici ve faydalı olabilir. Fakat henüz o farkındalığa erişmemiş 10 yaş altı çocuklarda çok da faydalı… Nasıl desem; ne kadar televizyon karşısına otur, masada ders çalışır gibi, okuldaymışsın gibi yap desem de örneğin benim çocuğum, “Anne okulda biz 40 dakikada bir teneffüs yapıyoruz, arkadaşlarımla oynayıp desarj oluyorum ama evde ben sekiz saat ders çalışamam, bırak sekiz saati iki saat bile bana işkence gibi geliyor,” diyebiliyor. Yani o yaş grubu için EBA’nın fayda sağlamadığı kanısındayım. Dolayısıyla eğitim hayatıyla aralarına ciddi bir mesafe, soğukluk girmiş oluyor. Çözümü ne olur; açıkçası bilemiyorum.

Amigurumi bebekler yapan Yasemin Evren Teoman’nın bir kızı var ve İzmir’de yaşıyor. (Foto: Eski eşiyle birlikte kızlarının doğum günü kutlaması)

1- Kızım, okulda daha fazla bilgi, eğitim alabileceğini, internet üzerinden alınan eğitimin az ve yetersiz olduğunu düşündüğünden lise giriş sınavıyla ilgili yoğun kaygı yaşadı. Bu yüzden maalesef düşük puanlı okulları hedeflemek zorunda hissetti kendini. Sosyalleşme açısından da olumsuz etkileri oldu. Okula gidemediği için arkadaşlarıyla sosyal ağlar üzerinden iletişim kurdu, bu da internet ve telefonda geçirdiği zamanın çoğalmasına sebep oldu.

2- Covid salgını çok hızlı yayılıyor ve görünen o ki yayılma hızı yine artacak. Eğer çocuklarımız okula giderse hastalanma ve taşıyıcı olabilme ihtimalleri çok yüksek. Düşünsenize, çocuğumuz biz ebeveynlerine covid bulaştırma riski taşıyacak ve böyle bir şey gerçekleşirse ömür boyu hem psikolojik hem de manevi yönden sorunlar yaşayacaklar. Bu nedenle kesinlikle okulların aşı ya da ilaç bulunana kadar açılması taraftarı değiliz.

3- Kesin bir çözüm bulunmadan (aşı veya ilaç) hiçbir önlemin çocuklar üzerinde etkili olabileceğini düşünmüyoruz.

Matematik öğretmeni Seda Cengiz’in bir oğlu var. Bodrum’da yaşıyor. (Foto: Cengiz ailesi)

  1. Öğrenme süreçleri yarım kaldı. Akran eğitiminden uzaklar. Birbirlerinden öğrenme becerileri sınırlandırılmış oldu.
  2. Okulların açılması mümkün görünmüyor. Online üzerinden bu senenin geçirilmesi gerekiyor.
  3. Ben tüm okulların aynı standartlara sahip olmamasından dolayı okulların açılmasını doğru bulmuyorum. Evlerdeki aileler arasındaki hijyen farklılıkları da en önemli etkenlerden biri.

Related Posts

1 yorum

Bir yorum bırakın

X

Şifrenizi mi unuttunuz?

Bize Katılın