Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan: “Eczacı sayısı artıyor! 2023’te ihtiyaçtan 9 bin fazla eczacı olacak”

Eczacılık fakülte sayısının ihtiyaçtan daha fazla sayıda olduğunu söyleyen Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, 2023 yılı itibariyle ülke genelinde ihtiyaçtan fazla 9 bin eczacı olacağını dile getirdi. Ankara’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Eczacı Nurten Saydan, önemli uyarılarda bulundu: “Türkiye’de 25 bin eczane ve KKTC dahil 58 eczacılık fakültesi bulunuyor. Öğrenim gören 10 bin öğrenci var ve her yıl 2 bin mezun veriliyor. Dolayısıyla işsiz eczacı sayısı da artıyor. TEİS olarak beklentilerimiz; öğrencisi olmayan fakat açılmış olan eczacılık fakültelerinin standartları belli kriterlere ulaşmadan öğrenci alımına müsaade edilmemesi, öğrenci almaya müsait fakültelerin taban puanlarının yükseltilmesinin sağlanmasıdır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2023 yılında 9 bin fazla “eczacı” olacağı öngörüsünden hareketle, mesleğimizin geleceği ve işsiz eczacı ordusu oluşmaması için eczacılık fakülteleri kontenjanlarındaki sayıların azaltılması öncelikli hedeflerden biri olmalıdır.”

3 bin 500 kişiye bir eczane düşecek şekilde yapılan planlamanın yeni eczane açılışlarını büyük oranda kısıtladığını hatırlatan Nurten Saydan, eczacıların hali hazırda iş bulmakta zorlandıklarını vurguladı. Yeni mezun eczacıların, eczane açabilmek için 1 yıl boyunca başka eczanelerde çalışma zorunluluğunun da hem mezun genç, hem de eczane için ilave zorluklar doğurduğunu söyledi.

Saydan, “Bu düzenleme de gerçek bir istihdam sağlamaya yönelik olmayıp sadece işsizliği bir yıl ötelemekte, bir yıl boyunca zorunlu stajyer istihdamı da eczanelere ek bir ekonomik yük getirmesinin yanısıra her yıl yaşanacak personel değişikliğiyle de birçok hukuki ve sosyal sorunu beraberinde getirmektedir.

Kısaca, eczacının eczacıya istihdam ettirilmesi içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda ne yeni mezunlara çare olacak ne de mevcut eczanelere bir katkı sağlayacaktır. TEİS olarak eczacılık fakültesi sayısının gözden geçirilmesini, henüz öğrenci almayanların ve akademik olarak yetersiz olanların kapatılmasını talep etmekteyiz” diye konuştu.

İlaçta kur hesabı sıkıntısı sürüyor, bulunamayan ilaçlar var

Kamu ilaç alım sürecinde, ilaçların fiyatlandığı Euro kurunun piyasa fiyatının altında olduğunu hatırlatan Nurten Saydan, bunun da firmalar tarafından çeşitli yollarla ilaç ayarlaması yapmaya ittiğini, bazen ilaçların piyasada bulunamayabildiğini vurguladı.

İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan resmi Euro kurunun hala 3,40 TL olarak hesaplandığını belirten Saydan, “Ancak ilaçta kullanılan kur seviyesinin güncel kurun çok altında olmasından kaynaklı olarak piyasada bulunamayan ilaç sorunu devam edecektir. Çünkü güncel kura göre Euro bugün itibariyle ilaçtaki kurun yaklaşık iki katı oranda, 6,43 TL seviyesinde bulunmaktadır” diye konuştu.

Birçok ilacın piyasada bulunamamasının sebebinin uygulanmakta olan yanlış ilaç fiyat politikası olduğunu vurgulayan Nurten Saydan, “Bu sorunun çözülebilmesi için, ekonominin reel gerçeklerine uygun fiyatlandırma yapılmalı ve ilaçta Euro kuru güncel hale getirilmelidir. Hiçbir firma zarar ederek çalışmak istemez, istese de ekonomik gerçekler buna müsaade etmez.

Piyasada bulunmayan birçok ilaç en ucuz referans ülkedeki fiyatın bile çok çok altında fiyatı olması nedeniyle ithal edilmemektedir. Eşdeğeri olmayan ve piyasada bulunmayan ilaçlar için fiyatlandırmada mutlaka değişiklik yapılmalı, fiyatı en düşük Referans ülkedeki perakende satış fiyatına yaklaştırılmalıdır. Zira; bulunamayan ilaç en pahalı ilaçtır” dedi.

Türkiye’nin ithal ilaca ödediği para giderek artıyor

Türkiye’nin yurt dışından ithal ettiği ilaçların tutarının artmaya devam ettiğini de belirten Nurten Saydan, yerli üretimin desteklenmesini, eşdeğer ilaç kullanımı için de ilaç ticari ismi ile reçeteleme yerine, etken maddenin yazılması uygulamasının başlatılmasını istedi. Saydan, “Türkiye’nin en çok ilaç ithalatı yaptığı ilk beş ülkeden yapılan ithalat için harcanan paranın 2 milyar 589 milyon doları sadece bu beş ülkeye yapılıyor. Bu rakamlar Türkiye’nin ilaçta dışa önemli ölçüde bağımlı olduğunu gösteriyor. Devletin yerli ilaç sanayini desteklemesi dışa bağımlılığı azaltacak ve ilaçta fiyat azaltacaktır” dedi.

Türkiye’nin ilaç ithal ettiği ülkelerden bazılarında dikkat çekici artışlar olduğunu hatırlatan Saydan, bunlardan en ilgincinin 2018’te yapılan ithalatın bir önceki yıla kıyasla yüzde 111,1 oranında artan Güney Kore olduğunu kaydetti.

Nurten Saydan, hastalar, eczacılar ve hekimlerin ortak bir bilinç ile eşdeğer ilaç kullanma konusunda hareket etmesi gerektiğini vurgularken, kamunun da katkı payının azaltılması vb. yollarla eşdeğer yerli ilaç kullanımını da teşvik edebileceğini belirtti.

 

ÜLKE BAZINDA İTHALAT (MİLYON ABD DOLARI)

ÜLKE ADI                              2017               2018               DEĞİŞİM(%)

ALMANYA                               828                 880                    6,3

ABD                                      600                 563                   -6,1

İSVİÇRE                                417                 399                   -4,5

GÜNEY KORE                         182                 384                 111,1

İTALYA                                  346                 363                    5,2

FRANSA                                 339                 328                    -3,0

İRLANDA                                410                 317                  -22,6

BİRLEŞİK KRALLIK                  375                 290                  -22,7

ÇİN                                       208                 277                  33,1

HİNDİSTAN                            170                 183                    7,7