bepanthol

Lokman'lı 1960'lı Yıllar

1964 yılında yayımlanan Lokman Yıllığı‘nın sayfalarında küçük bir gezinti yapalım… Eminönü’de eczacılık yapan Ecz. Tevfik Hacıbeyoğlu, zamanla küçük bir laboratuvar kurup kendi patentli müstahzarlarını da üretmişti. Çıkardığı yıllık, sağlık bilgileri almanağı ve şiir, fıkra, fotoğraf, çizimleriyle dikkat çekiyor…

“Laboratuvarımız 1955 yılında Bayburt’ta kuruldu. İki yıl sonra İstanbul’a nakletti. Bugün otuza yakın bir müstahzar çeşidi ile hizmetinizdeyiz… Önce siz varolun; sonra ilaçlarımız.” diye sesleniyordu Ecz. Tevfik Hacıbeyoğlu yıllar önce Lokman 1964 Yıllığı’nda..

Yazıların başlıklarından söz etmeliyiz biraz: “Annem Faika Hanım”, “Panason nedir?”, “Yavrunuzun Sağlığı”, “Annelerle Başbaşa”, “Çocuklara Sağlık Öğütleri”, “Çocuk Felci”, “Lokman Çayı Müsabakasına Gelen Mektup, Şiir ve Yazılar”, “Bize Gelen Şiirler”, “Zatülcemp”, “Solucan hastalıkları”, “Dizanteri”, Romatizma”, “Boğmaca”, “Tifo”, “Bronşit”, “Bademcikler”, “Yumurta”, “Nabız”, “Kansızlık”, “Yara, Çıban Bakımı”, “Biraz da Mizah”, “Eczacılardan Eczacılık Hatıraları”, “Lokman’ın Yıldız Falı”, “Kuvvet Macunu Balvit İçin Şiir ve Yazı Müsabakası”…

Yazdıklarından gerçek bir girişimci olduğu anlaşılan Ecz. Hacıbeyoğlu’nun kendi adıyla anılan müstahzarlar oluşturma macerası çok eskiye dayanıyor. Şöyle anlatıyor macerasını: “İlk preparatım galenik çeşitlerinden AXONGE, namı diğer domuz yağı (!) idi. O yılllarda birçok yoklar gibi domuz yağı da bulunmuyordu. Galenik hocamızla gittiğimiz Türkiye Eczacılar Laboratuarı’nda hem yokluğu öğrenmiş hem de hazırlanmasına dair bilgi edinmiştim. O tarihlerde de gerek av maksadı ile ve gerek harice ihraç için bir hayli yaban domuzu öldürülüyordu. Ama bunların yağını çıkarmak kimsenin aklına gelmiyor veya işi külfetli, zahmetli buluyorlardı. Ben teşebbüse geçerek Beykoz civarında temin ettiğim parça yağları bavullar içerisinde Koca Mustafa Paşa’daki pansiyonuma getirdim. Evin bahçesinde ev sahibinin kazanında sular fıkırdıyor, içindeki su kovasında dilimlenmiş yağlar da -benmari stilinde- erimemek için inat ediyordu. Komşu hanımın domuz yağını bahçeye yayılan kokudan teşhis edip ev sahibesine ihbarı beni yalnız Aksonj’dan değil o ucuz ve mütevazi evimden de etti.”Bu zorluklar karşısında yılmamış ve 1949 yılında eczacılık mektebini bitirir bitirmez önce Bayburt’ta, sonra da İstanbul’da eczacılık, daha sonra da müstahzar üretimi macerasını sürdürmüş Ecz. Hacıbeyoğlu.

1954 yılında ilk ilacı Gastro-Gouttes’i, ardından da Morüvit, Derivit, Kina Mete ve diğer ürünleri üretmeye başlamış.

Böyle değerli bir yıllıktan iki şiir alıntılamazsak yazık etmiş sayılırız, öyle değil mi?

“Hicrani’den / Baba Celalinin geldi eseri / İmlası tercüman dilinden çıkmış / Neşretmiş akıyor ab-ı kevseri / Burması la mekan gölünden çıkmış / / Geçen tarih hayat bulup okunmuş / Erbabından heya nuri takınmış / Aşkın dergahına girmiş tokunmuş / Nekkaşi ebrişim telinden çıkmış / / Sordum mektup böyle gelişin kimden / Nutku tebabetten Lokman Hekimden / Mahmut Kemali yanbey kalbi hakinden / Her iki tercüman elinden çıkmış…”

 

Araç çubuğuna atla