Anasayfa Anadolu’da Eczacılık

Anadolu’da Eczacılık

Yazar: Tuna Yıldırım

Anadolu’da ilk eczaneler Selçuklu döneminde kurulan hastanelerde açılmıştır.

Selçuklular döneminden eczacılık ve kullanılan ilaçlar hakkında bize bilgi veren en önemli eserler El- Biruni ile İbn El-Baytar’ın kitaplarıdır. Biruni’nin kitabının önemi devrinde kullanılan ilaçlar hakkında verdiği bilgiler yanında mesleğinin, etraflı ve gerçek bir tarifini de vermesidir. İslam dünyasında, haklı olarak Eczacılığın Babası ünvanını almış olan Biruni (973- 1051) zamanımızdan yaklaşık bin yıl önce eczacıyı şu şekilde tarif etmiştir: “Saydelani veya saydenani (eczacı) diye; basit ilaçların (drogların) hangi nev’inin iyi olduğunu ve bunlardan hangisinin üstün tutulması ve seçilmesinin gerektiğini öğrenmeyi ve Tıp ilminin tanınmış kişileri tarafından ortaya konulup herkesçe kabul edilmiş bulunan terkipleri, en geçerli metod ve teknikleri kullanarak, en iyi şekilde hazırlamayı kendine san’at edinmiş kişiye derler.”

Anadoluda ilk eczaneler Selçuklu döneminde kurulan hastanelerde açılmıştır. Bunların ilki de Kılıç Arslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, 1206 yılında Kayseri’de yapılmış olan Gevser Nesibe Sultan Şifahanesi’nde bulunmaktadır.

Hastane eczanelerinde drog sağlamak ve ilaç hazırlamak işleri için görevli uzman kişiler bulunuyordu. Hastane vakfiyelerinde bunların isimleri, görevleri, özellikleri ve aldıkları ücretler hakkında bilgiler vardır.

Bursa Darüşşifası Vakfiyesi’nde (1400) bu hastanede ilaç hazırlama işleri ile ilgili olarak Saydalan, Şerbetiyan, Uşşaban olmak üzere üç ünvan sayılmaktadır.

Fatih (1470), Süleymaniye (1555) ve Edirne (1486) Darüşşifalarının vakfiyelerinde drogları sağlayan, ilaç ve macunları yapan kişiler için Aşşab, Şerbetçi, Edviyeküp gibi meslek isimleri kayıtlıdır.

Bu kişiler genellikle ilaç hazırlamakla görevli iseler de, yaptıkları ilaç şekline veya işe göre, isimleri değişmektedir. Yani ilaç hazırlayan kişiler arasında bir uzmanlaşma bulunmaktadır.

Süleymaniye Darüşşifası’nın vakfiyesinde bu hastanede çalışanlar arasında Eczacıdan başka Eczacı Kalfası, İlaç Kilarcısı ve İlaç Vekilharcı gibi ilaçların yapımı, muhafazası ve satın alınması gibi işler ile ilgili kişilere de yer verildiğini görüyoruz.

İstanbul’da Avrupadakilerine benzer ilk özel eczanelerin XVIII yüzyılın ortalarında yabancı uyruklu eczacılar tarafından açıldığını ve Kırım Savaşı (1854) sırasında Avrupa devletlerinin orduları ile birlikte İstanbul’a gelen yabancı hekim ve eczacıların etkisi ile sayılarının arttığı sanılmaktadır. Bu tarihlerde İstanbul’ da tamamı yabancı uyruklulara ve azınlıktan olan kişilere ait 45 eczane bulunuyordu. Bu eczanelerin çoğu Beyoğlu (Pera) ve Galata semtlerinde toplanmıştı.

Kaynak: Bedii N. Şehsuvaroğlu, Eczacılık Tarihi Dersleri, İstanbul, 1970

Bu site dolaşımınızı kolaylaştıracak çerezler içermektedir. Sizin bunu kabul ettiğinizi varsaysak da yine de sizden onay almak isteriz. Kabul ediyorum Devamını oku...

X

Şifrenizi mi unuttunuz?

Bize Katılın

MEDİKAL İÇERİKLER İÇİN HEMEN
ABONE OLUN

Siteye abone olunca en son haberlerden anında bilginiz olacak ve size özel medikal içerikleri görmeye/okumaya başlayacaksınız.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Üzgünüz birşeyler hatalı

Bu form, sizi proje güncellemeleri nden haberdar etmek ve sizi bülten listemize ekleyebilmemiz için ad ve e-posta toplar. Gönderilen verilerinizi nasıl koruduğumuz ve yönettiğimize dair tüm hikaye için gizlilik politikamıza göz atın!