bepanthol

Anneler Günü

Çocuk dünyaya getiren kadına “anne” denir. Anne kelimesi, Türkçe’de yazı dilinde 20. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Kelimedeki iki “n” harfinin birlikteliği etimologlara göre çocuk dili etkisidir. Yani “anne” sözcüğü, aynı zamanda çocuğun annesine hitabından gelir.

Eski Türkçede anne yerine geçen ilk kelime “öğ” idi. Bu kelimenin anlamları “anne, akıl ve anlayış” olarak sıralanıyordu. Bu kelimeden ilerleyen dönemlerde “öğüt” kelimesi ortaya çıkmıştır. Tarih içerisinde ana, vâlide, mâder kullanılmıştır. “Ana” kelimesi, İstanbul şivesinde galatı āne ve giderek “anne”ye dönüşmüştür.

Çocuk doğurmuş olan kadına anne dendiği gibi dilimizde ve kültürümüzde anne yerine konan veya öyle imiş gibi kendisine saygı gösterilen yaşça büyük kadına da anne denir. Sonuçta o çocuğa annelik etmiştir… Kadın isimlerinden sonra kullanılan ve saygı ifâde eden unvan sözüdür (Hatice Ana gibi.) Genellikle halk arasında yaşlı kadınlar için kullanılan bir hitap sözüdür. Mecazi anlamda, bir şeyin meydana gelmesine sebep olan tüm etkenlere de o sonucun anneliği uygun görülür.

Birçok deyim anne sözcüğünden türetilmiştir: Anne baba bir / Anne bir / Anne kokusu / Anne kucağı / Anne olmak / Anne tarafı / Anne yarısı / Anneler neler doğurmuş / Annen güzel mi? / Annenin karnında dokuz ay nasıl bekledin? / Annesi kılıklı / Annesi yerinde / Annesine bak kızını al / Annesinin kızı…

İşte bu Pazar günü, bütün bu annelerin günüdür.

Peki Anneler Günü nasıl kutlanmaya başlandı?

Her yıl Mayıs ayının ikinci pazarında kutlanılan “Anneler Günü” geleneği çok eski tarihlere dayanmaktadır.

İlk Anneler Günü kutlamaları, Antik Yunanlıların Yunan mitolojisindeki tanrı ve tanrıçaların annesi olan bilinen Rhea tanrıçasının onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlamıştır. Ardından, Antik Romalılar da ilkbahar festivallerini İsa’nın doğumundan 250 yıl öncesinde ana tanrıça olan Kibele’nin onuruna kutlamaya başlamışlardır.

Günümüzdeki Anneler Günü

Anna Jarvis

Anneler Günü kavramı, yakın çağımızda ABD’de yaşayan Anna Jarvis’in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü ile başlamıştır. Anna Jarvis asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu ABD’li sıradan bir vatandaştır. Jarvis 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber ABD’nin Philadelphia eyaletinde yaşamaya ve çalışmaya başlamıştır. Jarvis, yaklaşık üç yıl sonra da 9 Mayıs 1905’de de annesini kaybetmiştir. Babası öldükten sonra sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen annesi öldükten sonra ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediğine inanmış ve bunun eksikliğini çok duymuştur. Bayan Jarvis, annesinin cenazesinden iki sene sonra Mayıs’ın ikinci pazarında yani annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırmıştır. Bu davette arkadaşlarına bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini öne sürmüş ve anneler günü ritüeli ilk olarak bu şekilde ortaya çıkmıştır.

Jarvis’in bu fikri 1914 yılında Kongrenin de onayıyla Amerika çapında bir gelenek haline gelmiştir. Jarvis’in bu fikri oldukça kabul görmüş, Amerika’nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteğini bu çalışmalarda esirgememiştir. Anneler Günü’nün ilk kez kutlanması da Jarvis’in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton’daki bir kilisede 10 Mayıs 1908’de gerçekleşmiştir. Bu kutlamaya 407 çocuk ve anneleri katılmıştır. Bayan Jarvin, her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane hediye etmiştir. Ve o günden sonra da asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika’da anneler gününün sembolü olmuştur.

Anneler Günü’nün Resmi Kabulü

Artık sıradaki görev anneler gününü hükümete “resmi bir gün” olarak kabul ettirmektir. Bayan Jarvis tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilmiş olan en başarılı mektup yazma kampanyasına imza atmıştır. Jarvis bu düşüncesini gazete patronlarından işadamlarına devlet adamlarından din adamlarına kadar kendisinin ulaşabildiği herkese ve her kesime fikrini iletmeyi başarmıştır.

Onun fikri o kadar çabuk kabul görmüştür ki senato onaylamasından bile çok önce birçok bölge ve illerde anneler günü kutlamaları resmi olmadan kutlanmaya başlanmıştır. En sonunda Jarvis’in fikri 8 Mayıs 1914’te senatonun onayı ve Başkan Wilson’ın da imzası ile kabul edilmiştir. Her yıl Mayıs’ın ikinci pazarı ‘Anneler Günü’ olarak resmen ilan edilmiştir. Bu kutlamalar çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılmıştır.

Türkiye’de Anneler Günü’nün resmi kabulü Türk Kadınlar Birliği’nin özel girişimi ve önerisi ile gerçekleştirilmiştir. 1955 yılından itibaren her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü “Anneler Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Anna Jarvis’in ticari yaklaşımlara karşı mücadelesi

Anneler Gününün resmiyet kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan çiçek, tebrik kartı ve hediye satışlarının tavana vurması özel ve manidar günün ticari tarafını ortaya çıkarmıştır. Jarvis çalışmalarını; dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşünüp başlatmış olduğu Anneler Gününü, bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açarak geçirmiştir. Fakat Jarvis davaların hepsini kaybetmiş ve kapitalist sisteme yenilmiştir. Hayatının geri kalan yıllarını dostlarının da desteğiyle sanatoryumda geçirmiştir.

Dünyadaki bütün annelerin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlamış olan Anna Jarvin ne yazık ki mutsuz ve yalnız bir şekilde 1948’de yılında 84 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

 

Araç çubuğuna atla