6. Ulusal Aile Hekimliği Kongresi – İKON 2019

17-21 Nisan 2019’da 800’ün üzerinde katılımcı Bodrum’da Ulusal Aile Hekimliği Kongresi’nde buluştu. Altıncısını düzenlenen kongrenin ana teması ‘’İyi Aile Hekimliği’’ olarak belirlendi. Kongrenin tanıtımı için hazırlanan bilgi notunda kongrenin özellikleri ve kongreden beklentiler sıralandı.

Bu başlık altında tüm oturumlarda katılımcılara da hatırlattığımız üzere bizler “İyi Aile Hekimliği” yapmak istiyoruz. Bu talebimizin gerçekleşebilmesi için dünyadaki iyi aile hekimliği örneklerinin bütünlüğü bozulmadan ülkemiz koşullarına  uygun hale getirilerek yapılabileceğini, bunun hem aile hekimlerine, hem vatandaşa sunulan 1.Basamak Sağlık Hizmetlerinin kalitesine hem de ülkemizin sağlık verilerine olumlu katkılar sağlayacağını biliyoruz. Kanıta dayalı tıp ışığında kendimizi güncelleyerek, elimizdeki verileri bilimsel veriye çevirerek büyük bir güç haline getirip hem ülkemize hem de dünyaya çok daha sağlıklı bir gelecek sunabileceğimize inanıyoruz.

Kongremiz  17 Nisan tarihinde, Dr Ersin Arslan’ın katledilişinin yıldönümünde buruk bir şekilde başladı. Kongremiz boyunca Ersin Arslan’ın şahsında tüm sağlık camiasının yaşadığı ve bizim artık terör olarak nitelendirdiğimiz şiddet sorunu işlendi. Sağlıkta şiddet köşesi oluşturarak  Ersin Arslan’ı andığımız, ve hekimlerin Ersin Arslan anısına anı defterinde duygularını dile getirdiği kongremizde sağlıkta şiddet terörü ana başlıklarımızdan birini oluşturdu

Sağlık ile şiddetin asla yan yana gelmeyeceğini, yetkililer tarafından bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir an önce güvenli bir çalışma ortamı talebimizin yerine getirilmesini bekliyoruz. İlk adım olarak da caydırıcı bir Sağlık’ta Şiddet Yasası’nın Türk Ceza Kanununa eklenmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.

İKON 2019 DA BİLİMSEL PROGRAMIMIZI  SAHADAKİ  HEKİMLİK PRATİĞİMİZİN İHTİYAÇLARINA GÖRE HAZIRLADIK

BİLİMSEL PROGRAMIMIZI ZAMANIN VE SAHADAKİ PRATİĞİN İHTİYAÇLARINA GÖRE HAZIRLADIK

 5 gün sürecek olan 6. Ulusal  Aile Hekimliği Kongresi İKON 2019‘a gösterilen yoğun ilgi dahilinde sürecek programımızda;

 Kongre konularımızı belirlerken kanıta dayalı bilimsel veriler ışığında hareket ettik. Toplam 29 oturum; 4 kurs, 12 workshop ile deneyim paylaşımı oturumu ve bilimsel kurulumuzun değerlendirmesi sonucunda kongremizde sunulmaya ve birbiriyle yarışmaya hak kazanan Ödüllü Bildiri Sunumlarımız (18 sözlü bildiri ve 18 poster bildirisi) mevcuttur.

Kongremizin ilk gününde Aile Sağlığı Merkezinde EKG okuma ve temel yaşam desteği kursu, yaşlı teyzemin ilaç poşeti (özellikle yaşlılarda görülen çoklu ilaç kullanımı ve ilaç etkileşimi/yan etkileri kursu) Bir Nefes sağlık (solunum fonksiyon testi yorumlama ve solunum fonksiyon cihazı kullanımı kursu) ve Yayın da tararım Hasta da Bakarım (birinci Basamakta Bilimsel Yayın Tasarımı kursu) ile başlamıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)  geçtiğimiz aylarda 2019 yılında global olarak sağlığı etkileyecek tehlikeleri listeledi; 5 yıllık strateji planı doğrultusunda 13. çalışma programını da açıkladı. 2019 yılında dünyanın karşılaşacağı en büyük 10 problem arasında milyarlarca kişinin çevre kirliliğini, obeziteyi, yetersiz ve etkin olmayan birinci basamak sağlık hizmetlerini, aşı reddini, antibiyotik direncini sayan DSÖ, dünyada büyük bir hızla artan Diyabetin neredeyse salgın varmış gibi arttığından, kanser ve kalp hastalığı gibi bulaşıcı olmayan hastalıkların dünyadaki tüm ölümlerin yüzde 71’ini oluşturduğundan bahsetti. OECD rakamlarına göre de üye ülkeler arasında diyabet ve obezitenin en sık görüldüğü ülke de maalesef Türkiye. Bir hastalığın tedavisi ve komplikasyonlarının takibini yapmak yerine hastalığın ortaya çıkmasını engellemek de bizlerin yani KORUYUCU HEKİMLERİN görevidir. Türkiye’de ömür uzamış, kadınlarda 82 erkeklerde 79 yaşa dek çıkmıştır, buna bağlı olarak da halkımızın hastalık yükü giderek artmaktadır.

Kongremizin bilimsel içeriği de mümkün olduğunca bu konuları kapsayacak şekilde sahada çalışan bizlerin güncellenmesini hedefleyerek tasarlanmıştır. Çocukluk çağı astım hastalıklarından kardiyovasküler korumaya, diyabetin tanı ve tedavisinden erişkin bireylerin aşılanmasına, alerjik dermatolojik hastalıklardan klinik meme muayenesine, hipertansiyon ve kalp yetmezliğine, yaşlanan Türkiye’mizde yaşlı hastaların ASM ortamında takiplerine, kanser taramalarına kadar pek çok konuda güncel kanıta dayalı bilgiler paylaşılmıştır. Daha etkin ve daha bilimsel bir aile hekimliğinin mümkün olduğunu biliyoruz.

Bu yıl kongremize sahada halen aile hekimliği yapan meslektaşlarımız dışında, aile hekimliği uzmanlığı için asistanlığı devam eden arkadaşlarımızın da yoğun katılımı olmuştur. Kongremizin akreditasyonu yapılmış ve TTB tarafından kredilendirilecektir.

TÜRKİYE’DE AİLE HEKİMLİĞİ

Sağlık Bakanlığı 2005 yılında pilot uygulama ile Düzce ilinde Aile Hekimliği sistemini başlatmıştır. Türkiye 2010 yılından itibaren, son olarak İstanbul’un da sisteme katılması ile birlikte Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri Sunum Sistemini Aile Hekimliği olarak değiştirmiştir. Altyapı eksikliği, mevzuat karmaşası, farklı idari uygulamalar, yetersiz kanun, eksik veya hatalı çıkan yönetmelikler, büyük şehirlerin özellikle de İstanbul’un emlak sorununa rağmen Aile Hekimlerimizin takdire şayan çaba ve özverisi ile sistem hayata geçirildi. Sonrasındaki süreçte de büyük başarılara imza atıldı.

O günden bu yana birinci basamakta temel sağlık göstergeleri olan bebek ölüm hızı, anne ölüm hızı ve aşılama oranlarında büyük ilerlemeler kaydedildi.(2009 yılında binde 13.9 olan bebek ölüm hızı, 2017’da binde 9.2 ye geriledi. Yine 2002’de BCG aşısı oranı %77 iken, bu oran 2013’de %96’lara çıktı.) Aşılamadaki başarının 2003 yılından itibaren ciddi bir ivme yakaladığı görülmektedir.

Aile Hekimliği uygulamasının sahada yaşadığı sorunlar ve uygulamadaki aksaklıklara müdahale edebilmek için de Aile Hekimleri kendi il derneklerinde bir araya gelerek çözüm aramaya başladılar. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) de 2010 yılında bu amaçla kurulmuş, hızla büyüyerek Türkiye’nin bu alanda kurulmuş en büyük derneği sıfatını hak etmiştir. Gerek eğitim aktiviteleri,  gerek hekimlere verdiği hukuksal destek, gerekse sahada oluşturduğu dayanışma duygusu ile başarılı bir sivil toplum kuruluşu olmuştur. Derneğimizin altıncısını düzenlediği Ulusal Kongremizde, Türkiye’nin dört bir yanından gelen  800  katılımcı ile hem birinci basamakta bilimsel gelişmeleri ve yeni uygulamaları tartışıp, bilgilerimizi güncelleyeceğiz hem de Aile Hekimliği Sistemi’ndeki hatalı uygulamaları  tartışıp çözüm yolları arayacağız. 

ÜLKEMİZDEKİ AİLE HEKİMLİĞİ SİSTEMİ HAKETTİĞİ DEĞERİ GÖRMEMEKTEDİR

Tüm gelişmiş ülkeler, ‘Aile Hekimliği’ni sağlık sisteminin merkezine oturtmaktadır. Oysa ülkemizdeki uygulamada sistemin diğer ayaklarında meydana gelen her türlü sorun zaten iş yükü altında ezilen aile hekimleri üzerinden çözülmeye çalışılmakta, aile hekimliği eksik kalan yerleri tamamlayan birim olarak görülmektedir.

Aile Sağlığı Merkezleri için uygun mekanların Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanarak, tefrişlerinin yapılmış olarak sisteme kazandırıldığı, ekonomik olarak meydana gelen kayıpların telafi edilerek hekimlerin sisteme dahil olmasının kolaylaştırıldığı, katsayılar üzerinde düzenleme yapıldıktan sonra sisteme yeni katılan hekimlerle birlikte kayıtlı nüfusun 2000’li rakamlara çekildiği sonrasında sağlık okuryazarlığının da arttırılması için çalışılarak  sevk zincirinin getirildiği bir uygulama mevcut sorunların bir çoğunu çözecektir. 

 GEREKSİZ SAĞLIK RAPORU TALEPLERİ VATANDAŞLARIMIZI MAĞDUR ETMEKTEDİR

Neredeyse tüm kurum ve kuruluşların yapacakları iş, işlem ve etkinliklerde hiçbir bilimsel temele dayanmayan ve Bakanlığımızdan görüş alınmadan Sağlık Raporu adı altında belge talep etmesi, doğumdan ölüme her alanda kişilerin Sağlık Raporu olmadan hareket edememesi, ciddi hak ihlallerine yol açtığı gibi hem bizleri hem de halkımızı zor durumda bırakmaktadır. Kişilere tek hekim kanaati ile tam sağlıklı demek, hele ki aile sağlığı merkezlerindeki koşullarla bunu söylemek mümkün değildir. Kaldı ki sağlık sorunu olan kişilerin de yaşamda yerlerini alabilme hakkını teslim etmeli, bu haklarının sağlık raporu talebi ile kısıtlanmasının önüne geçmeliyiz. Eğitim kurumlarından, yaşam boyu spor tesislerine, anaokullarından askerliğe, sürücü belgesi alacaklardan işe girişlere kadar birçok alanda yüzlerce çeşit, içeriği belirlenmemiş gereksiz rapor taleplerinin artık bir düzene sokulması, birçok alanda da bu rapor taleplerinin kaldırılarak yerine beyan sisteminin getirilmesi şarttır.

AŞI KARARSIZLIĞI BEBEKLERİMİZ VE HALKIMIZIN HAYATINI TEHDİT ETMEKTEDİR

Birinci Basamak Sağlık Hizmet sunucularının en önemli görevi koruyucu hekimliktir. Aile hekimliğinde çocukluk çağı aşılamaları,  erişkin aşılamaları ve risk gruplarının aşılamaları rutin olarak yapılmaktadır. Türkiye’deki meslektaşlarımızın yoğun çabası ile aşı oranlarımız gelişmiş ülkelerdeki oranların da üzerine çıkmıştır.

 DSÖ 2013 karma aşı oranlarının uluslararası karşılaştırmasında Dünya ortalaması %83, Avrupa bölgesi %94, Türkiye ise %97 bulunmuştur. Bu büyük bir başarıdır.

İSTAHED OLARAK AŞI KARARSIZLIĞININ ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN TOPLUMU BİLGİLENDİRİCİ ÇALIŞMALARA İMZA ATIYORUZ

Dünyada aşılama adı altında ilk uygulama 18. Yüzyılın sonlarında çiçek aşısının modern anlamda yapılmaya başlanması ile ortaya çıkmıştır ve aşılama, günümüze gelindiğinde, etkinliği ve güvenilirliği defalarca kanıtlanmış en başarılı halk sağlığı uygulaması haline gelmiştir.  Tarihte ilk uygulanmaya başlayan çiçek aşısı sayesinde çiçek hastalığı tüm dünyada tamamen yok edilmiş ve günümüze kadar milyonlarca ölüm, sakat kalım aşı sayesinde önlenmiştir.  Toplu yaşamın kaçınılmaz bir kültür haline dönüşmesi ve küresel anlamda seyahat olanaklarının sınırsız hale gelmesi sonucu bulaşıcı hastalıklar tüm dünyaya kolaylıkla yayılabilme özelliği ile önemli sağlık sorunları arasında yerini almış, ancak aşılama sayesinde yaşamı etkileyen küresel bir tehdit olmaktan uzak kalmayı başarmıştır.  Dünya genelinde yapılan kızamık, çocuk felci, hepatit, zatürre, menenjit gibi birçok aşı sayesinde her yıl 3 milyon ölümün önüne geçilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yeni aşılarla birlikte aşılama hizmetlerinin tamamen uygulanır hale gelmesi sayesinde ise 2011-2020 yılları arasında toplam 26 milyon hayatın daha kurtarılabileceği bildirilmiştir.  Ülkemizde tüm çocukların ve risk grubunda bulunan yetişkinlerin tamamına erişilmesi ve aşılanması hedefi başarılı bir şekilde yürütülmekte olup aile hekimleri, aşı uygulayıcı birim olarak başarının en önemli mimarı halindedir.  Günümüzde internetin yaygın kullanımı, bilgiye hızlı erişim ve sosyal medyanın yaygın kullanımı aynı zamanda yoğun bir bilgi kirliliğine yol açarak, aşılama gibi hiç tartışılmayacak bir konuda dahi halkımızı, çocuklarımızın sağlığını korumak ve gözetmekle yükümlü ebeveynlerimizi olumsuz anlamda etkileyebilmekte, aşılamaya duyulan güven konusunda tereddüte sebebiyet verebilmektedir.  Kamuoyunda yaşanan bu tereddütlerin ortadan kaldırılması amacıyla İstanbul Aile Hekimliği Derneği olarak, aile hekimlerine aşı uygulama pratiğinde yön vermek, aynı zamanda halkımıza doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasında yardımcı olmak hedeflenmiş ve 2018 yılında “Aşı Çalışma Grubu” kurulmuştur. Yine derneğimiz İSTAHED’in ve gönüllülük esasıyla, ekip ruhuyla çalışan aşı çalışma grup üyelerinin değerli katkıları sayesinde “www.asinedir.com” adresi ile web sitesi kurulmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu web platformunda, aşı ile önlenebilir tüm hastalıklar hakkında açık ve kolay anlaşılır şekilde halkımıza yönelik aydınlatıcı bilgiler, bu hastalıklardan korunma ve aşılanma önerilerine yer verilmiştir.  Sağlığımızla ilgili en sağlıklı ve en kolay ulaşılabilir bilgi kaynağımız aile hekimlerimiz iken, tüm hayatımız boyunca ihtiyacını duyduğumuz, bizi hastalıklardan koruyan aşılar hakkında da en güvenilir bilgi kaynağımız yine aile hekimlerimizdir. Aşı konusunda birinci ağızdan ve güvenilir bilgi kaynağınız www.asinedir.com tüm halkımıza hayırlı olsun. 

Aşılara ve bilimsel kanıtlara inanan biz Aile Hekimleri, aşı karşıtlığı olayından tedirginiz. Halkımızı bilgilendirmeye bilim çerçevesinde iknaya çalışıyoruz. Sağlık Bakanlığı’ndan aşı zorunluluğu ile ilgili kanun talep ediyoruz. 

Çocuklarımız, yaşamlarını riske edebileceğimiz varlıklar değildir. 

AŞI HAYAT KURTARIR!

Biliyoruz ki; Birliğimiz En Büyük Gücümüzdür.

AŞI NEDİR WEB SAYFASI TANITIMI

Dünyada aşılama adı altında ilk uygulama 18. yüzyılın sonlarında çiçek aşısının modern anlamda yapılmaya başlanması ile ortaya çıkmıştır ve aşılama, günümüze gelindiğinde, etkinliği ve güvenilirliği defalarca kanıtlanmış en başarılı halk sağlığı uygulaması haline gelmiştir.

Tarihte ilk uygulanmaya başlayan çiçek aşısı sayesinde çiçek hastalığı tüm dünyada tamamen yok edilmiş ve günümüze kadar milyonlarca ölüm, sakat kalım aşı sayesinde önlenmiştir.

Toplu yaşamın kaçınılmaz bir kültür haline dönüşmesi ve küresel anlamda seyahat olanaklarının sınırsız hale gelmesi sonucu bulaşıcı hastalıklar tüm dünyaya kolaylıkla yayılabilme özelliği ile önemli sağlık sorunları arasında yerini almış, ancak aşılama sayesinde yaşamı etkileyen küresel bir tehdit olmaktan uzak halde kalmayı başarmıştır.

Dünya genelinde yapılan kızamık, çocuk felci, hepatit, zatürre, menenjit gibi birçok aşı sayesinde her yıl dünya genelinde 3 milyon ölümün önüne geçilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yeni aşılarla birlikte aşılama hizmetlerinin tamamen uygulanır hale gelmesi sayesinde ise 2011-2020 yılları arasında toplam 26 milyon hayatın daha kurtarılabileceği bildirilmiştir.

Ülkemizde tüm çocukların ve risk grubunda bulunan yetişkinlerin tamamına erişilmesi ve aşılanması hedefi başarılı bir şekilde yürütülmekte olup aile hekimleri, aşı uygulayıcı birim olarak başarının en önemli mimarı halindedir.

Günümüzde internetin yaygın kullanımı, bilgiye hızlı erişim ve sosyal medyanın yaygın kullanımı aynı zamanda yoğun bir bilgi kirliliğine yol açarak, aşılama gibi hiç tartışılmayacak bir konuda dahi halkımızı, çocuklarımızın sağlığını korumak ve gözetmekle yükümlü ebeveynlerimizi olumsuz anlamda etkileyebilmekte, aşılamaya duyulan güven konusunda tereddüte sebebiyet verebilmektedir.  Kamuoyunda yaşanan bu tereddütlerin ortadan kaldırılması amacıyla İstanbul Aile Hekimliği Derneği olarak, aile hekimlerine aşı uygulama pratiğinde yön vermek, aynı zamanda halkımıza doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasında yardımcı olmak hedeflenmiş ve 2018 yılında “Aşı Çalışma Grubu” kurulmuştur. Yine derneğimiz İSTAHED’in ve gönüllülük esasıyla, ekip ruhuyla çalışan aşı çalışma grup üyelerinin değerli katkıları sayesinde “www.asinedir.com” adresi ile web sitesi kurulmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu web platformunda, aşı ile önlenebilir tüm hastalıklar hakkında açık ve kolay anlaşılır şekilde halkımıza yönelik aydınlatıcı bilgiler, bu hastalıklardan korunma ve aşılanma önerilerine yer verilmiştir.

Sağlığımızla ilgili en sağlıklı ve en kolay ulaşılabilir bilgi kaynağımız aile hekimlerimiz iken, tüm hayatımız boyunca ihtiyacını duyduğumuz, bizi hastalıklardan koruyan aşılar hakkında da en güvenilir bilgi kaynağımız yine aile hekimlerimizdir. Aşı konusunda birinci ağızdan ve güvenilir bilgi kaynağınız www.asinedir.com tüm halkımıza hayırlı olsun.