bepanthol

Az ye, Az uyu, Zayıfla

Ecz. İbrahim YAVUZ ([email protected])

“Marifetname” adlı ansiklopedik bir eser vardır. Büyük bilim adamı, astronomi, matematik, tıp, fizik, kimya, edebiyat ve daha bir çok pozitif bilim dalında çok değerli eserler bırakırken, “Üstadım bahr i ummandır, ben onun denizinden bir damlayım.” diyecek kadar da mütevazı… Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi’den söz ediyorum. O, kısacık bir insan ömrüne neler sığdırılabileceğinin en seçkin örneklerindendir. Kendisini yetiştirip insanlık alemine kazandıran üstadı, Şeyh İsmail Fakirullah’ın öğretisini kaleme alıp aktarırken, yine aynı tevazuu ile, okuyucusuna: “İlim ehli der ki…” şeklinde hitap ederek konuya girer ve deliller göstererek, konuyu anlaşılır hale getirirdi.

Onun eserlerini okurken sıklıkla beslenmenin sağlıkla ilgili mesajlarıyla karşılaşırsınız. Bunların başında, “Az ye, az konuş, az uyu” cümlesi gelir.

Günümüz bilim adamlarının pek çoğunun teyit ettiği gibi, hareketsizlik ile kilo almanın yadsınamaz bir bağı vardır. Bu yüzdendir ki tüm doktorlar hep bir ağızdan anlaşmış gibi, sizlere tempolu yürüyüş ve bir takım hareketler yapmanızı ısrarla tavsiye ederler.

Yuvarlak hesap 1350 yıl önce, dünyamızın oldukça tenha bir bölgesinde, Siirt in Tillo ilçesinde, oturduğu yerden yerkürenin haritasını çizen bu büyük bilim adamının söylemlerinin büyük çoğunluğu insan sağlığı üzerinedir.

İnsanoğlu yaşamına hareket kattığı sürece sağlığını korumakla ilgili çok önemli bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır. Uykuda geçen süreyi uzattığımız oranda yaktığımız kalori miktarı düşecektir; böylece yediklerimiz ve içtiklerimiz bize ciddi yağ depoları kazandırmaktan öteye gidemeyecektir.

Vücudumuz, az ve kararında yemek suretiyle günlük enerji sarfiyatımızı rahatlıkla karşılayacak, geriye depolanmak zorunda kalacağımız bir fazlalık olmayacaktır. Günlük hayatımıza ekstradan hareket kattığımız zaman da yaktığımız kalori miktarı artacaktır. Tempomuzun dozunu ayarlayamadığımız hallerde, tüketilen kaynaklarımızdan sonra, vücudumuz ihtiyaç duyduğu  enerjiyi temin için depolanan stoklarımıza yönelecek ve böylece, zayıflamış olacağız.  Normalde çok çalışan insanlar zamanla zayıflar ve onları sevenler, “Bir deri bir kemik kaldın.” diyerek üzüntülerini ifade ederler, hatta imkânları el veriyorsa bir şeyler ikram ederek onun toparlanmasına yardımcı olmaya çalışırlar.

Şimdilerde işe gidip gelirken dakikalarca, hatta bazen saatlerce hareketsiz kalmak zorunda olanlar örneğinde olduğu gibi, “Ne yesem yarıyor”, ya da “Sofradan yarı aç kalktığım halde kilo alıyorum” diye yakınanların sayısı hiç de az değildir.

Sizce de öyle değil midir, artık dar alanda yaptığımız hareketler bize yeterli kaloriyi harcatamadığından, ne kadar az yesek de kilo veremez olduk. Bütün bunlara fast food gibi ayak üstü atıştırmalıkları da eklersek, vücudumuzda kontrolsüz yağ ve tuz stokları oluşmaya başlaması kaçınılmaz olur. Ta ki soğuk havalar geçip iliklerimiz ısınıncaya kadar çok dert etmediğimiz kilolarımız, deniz mevsimi yaklaşıp ayna önünde mayolarımızı denemeye başladığımızda, alarm zillerini en üst perdeden çaldırmaya başlar.

Panik içinde etrafımıza saldırırız…

3 günde 5 kilo, bir haftada 10 kilo verdiren sağlıksız diyet önerileri ve daha bilmem neler…

Etrafımızda uçuşan sloganlar, daha sağlıksız günlerin başını çekmeye başlar. Bu görkemli mesajların kuşatması altında kalanlar telaş ve can havliyle bir an önce fazlalıklarından kurtulmaya çalışırken, farkında olmadan bedenlerine zarar verecektir.  

Bu yüzdendir ki son ve dar zamanlara kalıp telaşla yanlışlar zincirine düşmektense bir ömür boyu sağlıklı beslenip sağlığımızı korumak için de sağlıklı ve düzenli spor yapmamız lazımdır.

Bir takım şarlatanların, sizlerin bu hassasiyetinden nemalanmalarına zemin hazırlayacak bu umutsuz duygulara esir olmadan işin gereğini yapmalıyız. Yani hayatımıza hareket katmalıyız. Böylece biraz daha fazla yediğimizde bile, rutin sporumuza ufak bir eklemeyle, bu kaçamağın ağır faturasından kurtulabiliriz. Arkasından gelecek kolesterol, ateroskleroz gibi pek çok sorunu daha başlamadan sonlandırma şansına sahip oluruz.

Atalarımız “Nerede  hareket, orada bereket” demez mi? Haydi o zaman hayatımıza hareket katalım.

Ciddi düzeyde obezite sorununuz varsa, özellikle ilgili bir Doktor gözetiminde uygulanacak, doğru bir zayıflama programıyla yola çıkın ve en yakın, en güvenilir, en maliyetsiz sağlık danışmanlarımız olan eczacılarımıza konuyu açın. O, size en doğru yolu gösterecek, en doğru ürünle buluşmanızı sağlayacaktır. Bütçenize ve sağlığınıza göz diken şarlatanlar da kendilerine başka mecralarda yaşam alanları aramaya başlayacaklardır. Unutmayın, sağlığınız en değerli hazinenizdir. Onu zayıflamak uğruna bir sürü riskler içine atmadan önce, kilomuzu sağlık sınırları içinde tutmaya çalışmak daha keyifli ve daha kolay olacaktır. Bol güneşli günlerde, engin mavilikleri yalayan sıcacık kumlar üzerinde fit bedeninizle neşe içinde koşarken görüşebilmek dileğiyle…

Araç çubuğuna atla